30 Haziran 2022 Perşembe

O mikros Pringipas

Kirlendin Faust!

Düşlerin,

Tenin,

Fikrin,

Ideallerin,

Hepsi özenle kirlendi.

El kadar bebeyken türdeşlerinde aradığın anlam da terkediyor şimdi seni.

Kafanda koloni kurmuş agnostik türevlerinle,

Boşluğa mayalandın sonunda.

İçinde ve dışında sığamadığın dünyandan selam olsun Mephistoya..

24 Haziran 2022 Cuma

Mitari'in Gelini

 Ne o kırmızılı körpe,

Ne kardaki kardelenim artık.

Hani o ikircikli yunus vardı.

Hatırlar mısın bilmem!

Gözlerimin içine baka baka fisebillilah diyişini.

Ben hiç unutmadım.

Razı oldum.

Sevmek öylesine bir şey değildi elbet.

Hamletteki Ofeyi tercih ederken sen,

Kadın olmayı öğrendim.

Yüreğime balyozlar inerken

Varolmayı öğrendiğim gibi.

Tüm şuursuzluğumu astım gençliğimin narin boynuna.

Çeşit çeşit rollerle yer alırken hikayelerde,

Arsız arsız dolaştım bedenleri.

Garipti.

Öylesine eğlendiler, öylesine şaşırdım.

Insanlar canım.

Milyonlarca desen, hani koca evrende bir nokta olmayan.

Mutluluk dediler çokça,

Anlık bir unutma hali.

Herneyse şimdi.

Bunca toz duman,

Bunca kara çala içinde,

Kendi kendimi bozdum, sonra da tamir ettim.

Yanmayan bedenleri yoluma mesken ettim.

Uzun lafın kısası,

Bıraktığın yerde ben çokça büyüdüm sevgilim.

Çokça da kabullendim.

Ama en çok özledim.


20 Haziran 2022 Pazartesi

Porz Goret

 Hepsi aynı renk.

Yaşadığım, yaşıyor olduğum ve müstakbellerim korkunç bir aynılıkta.

Furkanım ve hakimim yok.

İdeal imgemi oldurmaya çalıştıkça nur topu gibi bir nevrozum oluverdi.

Öyle ki!

Hakikat diye diye çöpe attığım gençliğim,

Yüreğime ekip durduğum fisebilllilahlarım,

Atomların boşluğuna mayaladığım aklı selimim,

Ölü doğurduğum bebeğim,

Yaşarken dayandığım sahipsizliğim,

Defne'min gözlerindeki kırılmış düşler,

Hepsi aynı renk.

Gariptir elbet!

Ton ton dinliyorken evreni,

Kulaklarım frekansları ustalıkla ayırıyorken,

Bir kahverengi bavulla uğurlanıyor olmak.

Mütemadiyyen vuslatsız bu yolda

Bir şey var ki!

Sakladım ve sakındım.

Hazdan, sesten, sustan, ardan, arsızdan, kavgadan, kahırdan.

Örselemeden alıkoydum, sardım ve tabi sarmaladım.

En değerlim,

En adandığım,

Tüm varoluşlardan ve renklerden azade,

Ölesiye bir haklılık, eşsiz bir gurula

Sol yanağımdaki çukurda güvende ve benimlesin artık.

18 Haziran 2022 Cumartesi

Epilogue

 Otuz beş yaşındayım.

Boşa koysan dolmayan, doluya koysan almayan,

Zamandan öte, mekandan muaf hikayemde;

Kaz ayaklarımda biriktirdiğim anılarım,

Göz çukurlarımda sele kapılmış yurtlarım, 

Göğsümden beslediğim pürü pak'ım ile 

Otuz beş yaşındayım.

Düşünüyorum.

Ödediğim bedellerden çokça öğrendim.

Sevmenin nimet, sevilmenin tutsaklık olduğunu,

Yalınlığın özgürlük, hırsın kölelik olduğunu,

Kabul etmenin arınmak olduğunu öğrendim.

Barışmayı öğrendim kendimle.

Çırpınmadan olduğum yerde, dönüşecek cesareti hak etmeyi öğrendim.

Varlığımın bir dut ağacınınkinden üstün olmadığını, 

Her hayretin bir kavrayışa gebe olduğunu öğrendim.

Çilenin kutsal değil doğal olduğunu,

Ahlakın, erdemin ve dahi bilimum kabullerin kollektif yaşamın koruyucu bariyerleri olduğunu öğrendim.

Dışımda maddenin yönünde, içimde tersine gidebilecek izolasyonu sağlamayı öğrendim.

Yanlışsam şayet sakince başa dönebilmeyi

Eli baştan dağıtacak sabrı kazanmayı öğrendim.

Sınırlarımla usulca vedalaşmayı,

Tüm boynuma asılan sıfatlarla medenice yollarımı ayırmayı öğrendim.

Kendi cennetimde olmasa da olduğum yerde benim artık.

Bu ben,

Bu Nida,

Ne bir eksik, ne bir fazla

Otuz beş yaşındayım.