21 Haziran 2017 Çarşamba

Ben ve BEN

Geçemedik.
Bitiremedik şu benlik münakaşasını.
Hala hunharca isteklerimizle pimini çekemediğimiz bir ben var.
Almalarımız eksilmelerimizle geri dönüşürken, bu dokunsal varlık karmaşasının
neden oluşu ruhumun tam ortasından geçen koca bir fay hattı..
Şu sahiplik davası diyorum!
Bütün aynaları kaldırsak geçer mi?
Önümüzü, yolumuzu tıkayan binbir suretler,
Geçip gider mi ola?
Mühim olan herhangi bir zamanda herhangi bir lisanda var olmak değil mi ki?
Bu kimlik illeti hani bir türlü boşta kalmayıp doluya sığmayan.
Yenerse eğer öze malik beni!

19 Haziran 2017 Pazartesi

İkirciklik

utanıyorum senden kendimden,
Ayarsız bir sevda çöreklendi yüreğime,
Bakma öyle!
Sen değil ,senin gibi değil...
Uslanmayı bilmemek bu,
Anlattığın gibi yaşamaya layık olmamak...

Şimdi at beni koynundaki pencerenden aşağı,
Yüzüm yok aynalara,
Aynadan baktığım sana,
Dönme sırtını diyememki!
Bırakma ellerimi tut bileklerimden ,
Ben insanım işte diyemem ki!

İçimde pişen acıya ortak ol,
Etime batanları temizle diyemem ki!
Ben kirliyim;
Battıkça batıyorum sen aldırma;
Sana varmayı beklerken,
Yüreğim takılı kaldı,çek çıkar diyemem ki!

Senin için sana doğru çıktığım yol,
Tutsaklığına prangalar çaktığım hasretim,
Aidiyetim,
Hiçliğim,
Söylemeye doyamadığım türküm,
selam olsun yaradana emanet oluşunuza...
Affet beni diyemem ki!

Yokluktan ebedi bir hayata adım atarken,
Ebedi bir yokluğa kelepçelendim,
Unut gitsin,
Sil baştan diyememki!
Elim kolum kalkmıyor,
Çağırma gelemem, bağışla bugünluk diyemem ki!

Sen demiştin bilirim,
Kaybolursun,
Ufalanırsın,
Uyanamazsın...
Dur Gitme diye...
Ve Ben,
Gittim.

Bırak kollarımı,
Kaldırma yığılmış bedenimi,
Ben kalkarım,
ya da kalakalırım öylece...
Ama sen,
Bakma yüzüme git;
Sana ait olan yüzüm yok artık...

Körpem..

İncitmek kolay mesele,
Hep geri toplamayı merak ettim ben.İncindikten sonra?Yaşadıktan sonra?
İşte insanlardaki en büyük kayıp sonrası yok, olmamalı unutulmalı,Ne için?
Acıya bile bile kucak açmak için mi?

Hayat ağır , acı ama kendini içinde dozunda yaşayabiliyorsan problem yok,
Ne çok yanlız ne de çok kalabalık...
Ama kendi sesine uzaktan kulak vermeye basladınsa,
Ki ne yapacagını bilemicek kadar yabancılastıysan kendine işte o zaman tehlike,
Belki gitme , belki kalma vakti...

Umudum var demek güzel,
Herkese nasip olmaz umut etmek hiçliğe ,olmamaışlığa , olmayacagına ragmen umut etmek!
Zor,
Her adamın işi değil,
Kendini bilemek başkasından öte kendinde kalmak zor,
Utanabilmek yaptıklarından,
Gecmişinden sormak seni her zaman zor..
İnsanken zor...

İşte yanlızsan eğer tüm bunlardan dolayı,
Zaten hep yanlızdın demek lazım belkide,
Beklenti ne için?
Kim için?
Hasretini çektiğin senden baska ne olabilir ki , kendi yarattıklarında yaşar insan!
Adımların bilmem kaç insana sıkıca bağlıdır,
Bilmez insan yürür çokça...

Mutlu mu olmak lazım ki!
Avuclarında tuttugun serce birgün gidecek,
Korkmak lazım,
Dozunda endişe,
Dozunda korku yetmez mi insana!

İçinden ötesine, ötesnden içine dönmez mi insan,
Neden çabalar yörüngesinde...
Bilmez mi!
Dogdugu çaresizlikle ölecektir.


(Düşünüyorumm, yazmadan beceremiyorum...
Yemyeşil bir ceviz var aynada,

Kapkatı bir kabuk olacak zamanla, kendime laf dinletmek için vermediği yeterli zamanla hayatın...!)

Yollar

Boylu boyunca uzandığım bir bekleyiş,
Hep var oldu ve şüphesiz olacak da.
Yollar bitmedikçe bitmeyecek.
Özlemim,
Sevdam.
Ve çözülmeyecek,
Saçlarına ördüğüm kördüğüm!

18 Haziran 2017 Pazar

Herhangi..

İçinde büyüdüğümüz ve içerde büyüyenlerin çekişmesinden kalandık.
Eksik, olmamış, meyilli..
Avuçları doldurmayanın gizinde,
Evrenin sunduklarıyla kalıplar döktük çeşit çeşit..
Ve açgözlü,
Ve iştahlı idik.
Her bir tenin aromasını süzdük kepçe kepçe.
Arsızdık!
Evrildik yite yite.
Deliydik biz.

Letters - 1


Mutlak hiçliğin ve sessizliğin ben ve bendekilerle gizlenebilecek en derin yeri!
Zamanın ötesinde mekandan muaf karışıyorsun ya bazen,
Güneşin gecen birbirine giriyor ya hani.
Olduğunla olmadığını unutuyor ve ardını önünde görüyorsun ya hani.
Bilesin ki!
O vakitleri dahi ayrıştırıyor ancak ve ben senin kim olduğunu çok iyi biliyorum.
Avuçlarıma akan, çizgilerime kaynaşmış yüzün ise eğer, yüreğime gömdüm ve esirgedim seni.
Kendim dahi dokunamam.
Varlığımın bir parçasısın artık.
Sarmallarımda adın geçiyor.
Adenin, guanin, sitosin ve N...!

14 Haziran 2017 Çarşamba

Lacrimosa


Ardımın Hayaleti!
Haberin var mı?
İsmine öykünen bir yarıkla yaşıyorum şimdi.
Acıtan sancıtan ne varsa ayak izlerimde.
Tuhafim epeyce.
Ne başladığım cümleler nihayete erebilir,
Ne kurduğum hayaller ufkuma erişebilir oldu.
Henüz yokluğunu tarif edebilecek bir alfabem yokken,
O eylülün on beşi idi karanlığın yalnızca siyah olmadığını öğrendiğim.
Çok şey öğrendim!
Kaburga kemiklerim ayrılırken acıdan,
Yaşam içinde yaş almayı öğrendim.
Öğrendim;
Duymak için susmayı,
Görmek için arınmayı,
Bilmek için durmayı.
Yüklenip kendimi sırtıma kervanlarda yolcu, hanlarda hancı olmayı öğrendim.
Ve Sevgilim!
İçimden çıkan senler,
İçime çöreklenen benlerden öylesine gittiler ki!
Kütlem hacmimle buluştuğunda çıkana sığamayanım artık..